
Tek bir yaziyla bitmeyecek bir konu. Japonya'da anlamasi cok uzun suren, karmasik, ve subjektif hikaye.
Japonlara (cogunlukla) dinlerini sordugunuzda "mu-shukyou" derler. Bu terim oldugu gibi Turkce'ye ya da Ingilizce'ye cevrilirse "dinsiz" gibi olur. Japoncayi ve kulturu cok iyi bilmeyenler Japonlarin cogunlukla ateist oldugu sonucunu cikarir.
Bu dogru degildir. Yani cogunlukla. Japonlari gunluk hayatlarinda izlerseniz, yilbaslarinda tapinaklara dolustuklarini, yas donum zamanlarinda Budist rahiplere tonlarca para doktukuklerini, zamanlarindaki onemli anlarda muska yazdirmaya gittiklerini ve bos arsalara ev yaptirirken shinto rahiplerin toren yaptiklarini gorursunuz. Bunlar hic de dinsizlerin yaptigi seyler degildir.
"Mu-shukyou", aslinda Japonlar icin belirli, orgutlu bir dine bagli olmadiklari anlamina gelir. Yani kitapli dinlere, ya da orgutlu mezheplere mensup olmadiklari, "cemaat" uyesi olmadiklari. Iste bu kadar.
Bunun otesinde Japonlar "ruhani" (spiritual) dir. Hem de oldukca. Belki bizlerden dinine bagli olanlardan daha da cok. Tanri duygusu iclerindedir ve derinlerde. Yasayislarinda. Yalnizca tanimi belli bir dinin cercevesinde degildir.
Japonya'ya 6. yy. da varan Budizm, geleneksel Shinto ile hala yan yana var olmakta. Pek cok yerde Shinto ve Budist tapinaklari yanyana.Yilbaslarinda iki "din"in tapinaginda da dua edilebilir. Dugunler ya kilisede, ya Shinto tapinaginda yapilir. Cenazeler de kesinlikle ve kesinlikle Budist tapinaginda, Budist geleneklerine gore. Shinto "Milyonlarca" tanri ve doga ustu guclerle animizim-shamanizm geleneginde gundelik hayatta daha etkin bence. Budist mezheplerine uye aktif olan uye olanlar icin belki Buda daha belirgin, ama benim tanidigim pek cok "normal" Japon icin, Buda Tanrinin tezahurlerinden biri ve oldukten sonraki ruhlarin yasami icin onemli.
Hristiyanlik buyuk misyonerlik faaliyetlerine ragmen hala %1'in altinda. (Hala kapima gelip brosur veren Yehova sahitleri var.) Cogunluk icin "kakkoi" (gorunus olarak yerinde, yakisikli, etkileyici) evlilik kilisede yapilanlar. Bu torenler bile cogunlukla gercek kiliselerde gercek rahipler tarafindan degil, bir tiyatro havasinda part-time calisan Ingilizce konusan insanlar tarafindan yonetiliyor. Maksat toren olsun, millet etkilensin.
Sonucta Japonya'da din boyle iste. Fazla ciddiye alinan ve gundemi belirleyen bir kavram degil, insanlarin ihtiyacina gore secilen bir "program paketi". Sec, begen, rahatla.
Daha ayrintili bilgi icin
Wikipedia'daki "Religion in Japan" yazisina bakin.