03 Mart 2008

Karlar Ülkesinde

IUJIUJ
IUJIUJ

Haftasonu masterımı yaptığım üniversitedeydim bir seminer için. International University of Japan ya da IUJ, Niigata'nın kırsal tarafında, pirinç tarlalarının içindedir. İngilizce eğitim yapar.

O bölgeye kışın çok kar yağar. Sibirya'dan inen soğuk hava Japon denizinde nemini çeker ve karı oralara boşaltır. Soğuk olmaz (0 derece civarı) pek ama çok kar yağar. Cumartesi de öyle oldu. Üniversitenin bahçesinde 2m'ye yakın kar vardı. Manzara çok güzeldi. O bölgede çok lezzetli pirinç yetişir. Hem cinsi iyidir, hem de kar suyunu çok iyi emer tarlalar, yavaş yavaş. Çeltik iyi beslenir. Alt yapı da çok sağlamdır. Shinkansenle gidilir. Ana yollar su fışkırtan fıskiyelerle döşelidir, buzlanma olmaz. Vaktin en ünlü bir başbakanı (Kakuei Tanaka) bu bölgeden çıkmış.



Oralarda pek değişiklik olmamış. Herşey yıllar öncesindeki gibi. Öğrencilerin dertleri de...İzole olma, okul sonrası iş bulma, Japonca öğrenmek için gerekli zamanı harcayamama. 50 ülkeden insanın toplanması da çok güzel ama zorlukları da beraberinde getiriyor.

Temiz havada ciğerlerim bayram etti. Japonya'dan ayrılan arkadaşlarımı andım. Karlar Ülkeside.

26 Şubat 2008

Demek bir ay geçti bile

En son bu albümü almıştım, evde beraber seyretmiştik.
Loreena McKennitt - Caravanserai (Live @ Alhambra 2006)

25 Şubat 2008

Türkler gerçek Japonya'yı keşfedecek mi?

Japonya’da kar bir şölendir başlığıyla Hürriyet Seyahat'te çıkan yazıda Sapporo'daki kar festivali çok hoş birşekilde anlatılmış. Diğer kar festivallerine de değinilmiş.

Japonya çok pahalı zannedilerek bizim zenginler Avrupa ve Amerika'yı "ehven" buluyor olmalı. Sapporo'daki kar pudra gibidir ve yerel kültür çok zengindir. Bundan sonra umarım daha çok rağbet görür bizim buralar.

Japonya'nın turizm potansiyeli yeni keşfediliyor yabancılar tarafından.

23 Şubat 2008

Photoback'tan Türkiye fotoğrafları



Japonya'daki yaşama devam. Bu blog'un okuyucularından hiç beklemediğim harika mesajlar aldım. Çok teşekkürler.

Japonya'daki ilginçlikleri, yenilikleri aktarmaya devam edeceğim.

Japonya'da Türkiye'ye ilgi devam ediyor. Gidip de sevmeyen pek yok gibi.
Photoback diye yeni bir sistem var. Dijital resimlerinizi albüm yapar gibi web'de siteye gönderip kendi fotokitabınızı oluşturuyorsunuz. Bakın aşağıdakiler Türkiye üzerine harika resimler.
Okapon'un kitabı
Hiromi Uchiyama'nın kitabı
KAO'nun kitabı

14 Şubat 2008

Üstüme düşen

Sevgili herkes,

İyiyim, iyi olmaya çalışıyorum. Çok teşekkürler. Sizlerden gelen mailler harika. Babamın öz akrabaları bu yakınlığı göstermedi.

İçimdeki duyguyu şöyle özetleyebilirim (Japonca):
kansha

Şükran ve minnet.
Üzerime düşen onun verdiği değerler ve temeller üzerine yaşama devam etmek. Emeklerini boşa çıkarmamak.

29 Ocak 2008

27 Ocak 2008

Yine telefondan

Acı haber yine telefondan geldi. Babamı kaybettik, aniden ama onun istediği gibi. 24 saat içinde İstanbul'a varmayı başardım.

Pazar sabahı 6'da İstanbul çok huzurluydu.

25 Ocak 2008

Kaybolanları bulma-1

Dün trende bir poster gördüm. Kalabalık olduğu için fotoğrafını çekemedim. Kirin (önde gelen içecek yapımcısıdır, alkolüler de dahil) "Showa-kissa" adında bir kutu-kahve çıkarmış.

Biraz açıklama gerekecek:
Showa dönemi: Japonlar bati takvimini kullanmakla beraber yılları imparatora göre saymaya da devam ederler. Bizim Hirohito olarak bildiğimiz imparator onlar için İmparator Showa'dır. Onun tahtta olduğu dönem de Showa dönemi. 1926–1989 arasını kapsar. Yani 20.yy'ın büyük bir dönemi.

Kissa, kahvehane'ye karşılık gelir.
Kutu kahve ise teneke kutuda soğuk-sıcak satılan bir nesne. Salaryman'ler arasında çok yaygındır.

Bu ürünün arkasında ne var?

Basit bir nostalji değil. Showa denince savaş günleri değil, savaş sonrası kalkınma ve hızla refahın arttığı dönem akla gelir. O dönemle ilgili sergiler kitaplar da artışta. Posterde öz olarak o dönemin sıcaklığı ve kahvenin tadı vurgulanmıştı. İnsanlar 2000'lerden sonra artan bencilliği, ekonomik durgunluğu, çok da parlak gözükmeyen geleceği, kaybolan değerleri özlüyor çünkü. O zaman herkes daha mutluydu, diyorlar sanki.

18 Ocak 2008

Salaryman'in sonu


Bu posteri geçen gün istasyonda gördüm. Malum Aralık ayı Bounenkai-Yılı Unutma, Ocak ayı da Shinnenkai-Yeni Yılı Karşılama dönemi. Bol içme. Trenden düşme tehlikesi. İşte salaryman'ın tek eğlencesi.

12 Ocak 2008

Merhaba 2008!



Japonya'dan ayrılmadan önce bizim şirketin önündeydi "kadomatsu". Noel işleri biter bitmez yılbaşını karşılamaya hazırlanır Japonlar. Yılın tanrısının kadomatsu'da mesken tutacağı düşünüldüğünden, kapıların sağına soluna konan kadomatsu bolluk, bereket ve şansı çağırır. Bambular da gök, insanlık ve yeri simgeler.

Bu yıl 90 milyon kişi yılbaşı dolayısıyla tapınaklara gitmiş. Rekor sayıymış.