09 Ekim 2006

Bugün Japon cenazesindeydim


Tatilden döneli bir hafta oldu. Uçakta birileri öksürüp duruyordu. Ben de kaptım. Bugün toparlandım. Derken bir arkadaşın babası vefat etti. Türkiye'ye gitmeden önce ani beyin kanaması geçirmişti. En son Temmuz başında arkadaşın evinde havai fişek gösterileri için toplanmıştık. 4-5 yıl önce ilk karşılaşmamızda Türk olmama sevinmişti. "Japonya'nın uluslararası" hale gelmesinden, Osmanlılardan Selçuklulardan konuşmuştuk. (Her eğitimli Japon gibi bu konuları iyi biliyordu.)

Neyse siyahlarım hazırdı. Parayı (kullanılmış 5000 yen) cenaze için özel zarfa koydum, adımı yazdım. Yola çıktım.

Cenaze için özel bir cenaze salonu kiralanmıştı. Resepsiyonda zarflarımızı teslim ettik, adımızı adresimizi yazdık. Sonra salona alındık. Sağda akrabalar, solda "tanıdıklar". Sahne gibi duran platformda büyük boy amcanın resmi, dekor (acaba Budist cennetinin tasfiri mi?), çelenkler, sunaklarda ayrı ayrı elmalar, portakallar, kavunlar. Tabut. Önde Budist rahip için ayrılmış bölüm, bize doğru da bizim seremonide yer alacağımız tütsülerin olduğu bölüm. Rahip geldi. Çan ve davulun da içinde olduğu (bizlerin anlamadığı) duasına başladı. (Sanırım dualar Sanskritçeden aktarma) Duasının belli yerinde törene katılanların katılımı başladı. Üçlğ sıralar halinde önce aileyi sonra katılanları selamladık, üç çift metal yuvarlak kap vardı. Sağdaki tütsü tozundan bir tutam alınıp, hafifçe yüz hizasına götürülüp dua edilip soldaki kaba koyduk. Sonra iki avcu yüz hizasında birleştirip dua. Soldaki kaptaki tütsü sonra topluca yakılacak. Ve son selamlamalar. Tüm bu olay boyunca rahip dua ve davul çalmaya devam etti. (Mezhebe göre fark edermiş.)

Aşağıdaki salonda içki ve yemek servisi yapıldı. Aile ile de biraz konuşma ve başsağlığı dileme şansı oldu.

Etrafta yer gösteren, bilgi veren hizmetliler vardı. Telaş yoktu, duygular maskelenmişti. İçimden bizim cenazelerin daha içten olduğunu düşündüm. Gerçi aile için belki daha kolay. Yine de fazla özenli bir seremoniydi.

M Amca huzur içinde yat.

5 yorum:

umama dedi ki...

neden 5000 kullanilmis yen veriyorsunuz anlamadım.

Bearlife dedi ki...

5000 yen "raiç".
Kullanılmamış para genelde "bu güne hazırlık yaptık, bu parayı sakladık" anlamında doğum, evlenme falan gibi beklenen iyi şeylerde kullanılıyor.

Ölüm beklenmedik kötü bir şey olduğu için yeni para "bekledik" anlamına geldiği için tercih edilmiyor.

umama dedi ki...

tesekkur ederim aciklamaya. para aileye ve cenaze islerine yardim olsun diye veriliyor sanirim.

Taylan dedi ki...

Sanırım bu amaçla bir adet oluşmuş. Aslında kötü değil de bazen arka arkaya bir kaç düğün arka arkaya gelir, düğünlerde raiç de yüksektir (10-30 bin) paralar gidiverir.

Bernina dedi ki...

Ne ilginc! Buradakine (Almanya) de benziyor biraz. Burada da hep cenaze törenleri "sakin ve seviyeli" gecer. Yüksek sesle bir hickirik bile duyulmaz. Esimin dedesi öldügünde iki gözü iki cesme aglayan bir ben vardim. Bizi biz yapan bir seyler var degil mi? Törenden sonra da topluca kahve icildi bir seyler yenildi, üzgün ve sakin, ama yapildi sonucta. Ayrica zarf icinde para burada da var,gerekcesi de cenaze islemlerinin cok pahali olusu. Dediginizi aynen ben de düsünmüstüm, bizim daha icten oldugumuzu yani... Japonya hakkindaki bilgilerim Edita Morris'in iki kitabindakilerden ibaretti. Blogunuz sayesinde cok farkli bir acidan bakmak mümkün oldu. Tesekkürler..