03 Kasım 2007

Yaşamın getirdikleri-2

Aşağıdaki yazıma yanıt gönderen herkese çok ama çok teşekkür ederim. Verdiğiniz desteğin beni ne kadar sevindirdiğini anlatamam.

Halen İstanbul'dayım. Babamın radyoterapi tedavisi Pzt. başlıyor, bir aksilik çıkmazsa 12sinde İst.dan ayrılıyorum. Kısa sürede tedavinin yanıt vereceğini ve şu andaki sol tarafındaki felcin geçeceğini umuyoruz.

Herkese tekrar teşekkürler.

Not: Söylemeye gerek yok, tanıdık doktor, hastane ve para olmadan insan sevdiklerine gönlünce tedavi imkanı sağlayamıyor.
Nedense Türkiye'de bir hastalığın olunca etrafındaki herkes senden daha hasta olduğunu ispatlamak için yarışa giriyor, bunun altında yatan nedeni anlayamadım.

8 yorum:

Adsız dedi ki...

hadi hayirlisi,insallah baban eski
sagligina kavusur,

ilker

emre dedi ki...

Acil şifalar diliyorum Taylan,hepimizin temennisi babanızın eski sağlığını tekrar kazanması.
Türkiyede neler olmuyorki,insan kendi başına geldiğinde daha da iyi anlıyor bu durumu.
Zor zamanlarda daha bir sinirleniyor bu gibi durumlara.
Hiç birşeye kafanızı takmayın,içinizi serin tutun.
Tekrar geçmiş olsun.

Adsız dedi ki...

taylan, ne kötü değil mi Türkiyemizin hali, paran yoksa, doktor yok hastane yok...var olan devlet hastaneleride son yıllarda biraz daha toparladı ama yine de insanımız için yetersiz...bundan bir kaç sene öncesinde insanlar, sabah saat 5lerde sıraya giriyorlardı muayene olabilmek için , şimdilerde o manzara kalktı Allahtan, ama yine de Tokyo daki hastaneler gibi değildir...umarım, çoktan hak ettiğimiz refah seviyesine hızla çıkarız...
SENEM

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Taylan ne yazacağımı bilemiyorum. Babacığın umarım en kısa zamanda toparlanır. Moral çok önemli, soğukkanlı olmaya gayret gösterin!

Yardıma ihtiyacın olursa burdan ilet lütfen. Emailimi de biliyorsun.

Sevgiler,
Özge

Aysetun dedi ki...

İnşallah babanız sağlığına en kısa zamanda kavuşur...
Herkesin sorunu olur(!) ki siz yardım istemeye kalkmayın diye.Çünkü böyle zamanlarda herkes korkusu,"ya benden bir şey isterse" olur :-(
Allah kolaylık versin.

MehmetSaygin dedi ki...

Geçmiş olsun, en kısa sürede babanız sağlığına siz de huzurunuza kavuşursunuz umarım.
Her şey çok güzel giderken bir gün içerisinde insanın hayatı tepetaklak olabiliyor bu gibi durumlarda, hiç beklenmiyor hastalıklar.İnşallah kolay atlatır babanız.

Aysetun'un yorumuna katılıyorum, herkes kendi sıkıntılarını kalkan gibi kullanarak sizden, yardım isteme olasılığı bulunan noktadan uzaklaşmaya çalışıyor en yazık ki.
Bir de bizim toplumumzda hastalık bir ilgi çekme yöntemi, belki her toplumda böyledir, insan bu.Hastalık, eski bir ameliyat, yara izi, atlatılan bir kaza, hep ilgi çekmek için süslendikçe süslenen öyküler oluyor.Bazen ben bile basit bir gribi nasıl dallanıp budaklandırdığımı farkedip, kendi kendime kızıyor, toparlanmay çalışıyorum.

Tekrar geçmiş olsun :)

eray dedi ki...

sanırım yaklaşık bir senedir (uzun aralıklarla da olsa) bu blogu takip ediyorum. bazı postlara yorum da yazdım. çok da önemli olmayan yorumlardı aslında. sadece bu blogun birileri tarafından okunduğunu anlaman için, bir nevi cesaretlendirme anlamında bulduğum bir yoldu bu.

yeniden düşününce, memleketinden çok ayrı bir kültürde ve çok uzakta yaşamayı seçebilecek dirayiti göstermiş bir insan için cesaretlendirmek pek de lazım bir şey değil.

baban için acil şifalar diliyorum.

türkiye deki insanları bu tutuma bir şeylerin mecbur ettiğini unutma.
tanıdık yüz'ün selam mecburiyetinden başka bir anlama gelmediği hayatlara zorlandı buradaki insanlar.


tekrardan acil şifalar...

Adsız dedi ki...

Çook geçmiş olsun.Umarım tez zamanda her şey yoluna girer.

Fulya