06 Temmuz 2007

Gece yürüyüşü



Ben bir nehre yakın yaşıyorum, belki daha önce de yazdım. Buraya ilk taşındığım zaman nehir kenarı fazla çekici değildi. Pek birşey yoktu. Sonra ağaçlar arttı, biraz daha sevimli oldu ve ben geç de olsa nehri keşfettim. Simdi uzun yüryüşler yapıyorum, hafta sonları gündüz, hafta arası gece. Biraz önce yine oradaydım. 1.5 saatlik yürüyüş, koşu bandında televizyona bakıp koşmaktan daha eğlenceli.

Gece nehir gümüş gibi parlıyordu. Karşı yakanın ışıkları, köprüler, geçen trenler manzarayı gündüzden daha da ihtişamlı yapmıştı. Bulutlardan sıyrılmaya çalışan yarım ay, ve serin rüzgar. Nehrin kenarında durup geri dönmeden önce manzaraya baktım. Birden bir balık sudan dışarı sıçradı, daldı bir daha, sonra bir daha. 4 defa sonuçta. Balıklar bizim arada suya girmek istmemiz gibi, havaya atlayarak mı rahatlıyor dersiniz? Arada bisikletiyle geçenler bana pek dikkat etmediler. Daimi olarak nehir kıyısında yaşayan iki evsiz uykudaydı. Karşı kıyıdan ev tipi havai fişek atıldı. Geri dönüş için yola koyuldum.

Ve sessiz gecede Sezen Aksu'yu dinledim "Beni Unutma."

9 yorum:

TanAkaN dedi ki...

Taylan yat kalk dua et. Buralarda bırak geceyi gündüz gezsen gasp edilebilirsin. Çok güvenli bir yerde yaşıyor gibisin. Doğayı söylemiyorum bile. Bir gün japonya ya yolum düşerse senle oralarda beraber dolaşırız belki :)

Adsız dedi ki...

Taylan ne guzel yazmissin,imrendim,kiskandim...aslinda hepimizin burnunun ucunda farkedemedigimiz,degerini bilemedigimiz,yitirdikten sonra ahlar vahlar cektigimiz o kadar cok guzellik var ki...

niye once sahip olduklarimizin kiymetini bilmeyip,sahip olamadigimiz (belkide olamiyacagimiz) seylere uzuluruz..

yilmaz erdogan bir filmde (vizontele olabilir) 'eger bir yeri seversen orasi dunyanin en guzel yeridir ama dunyanin en guzel yerini sevmezsen orasi dunyanin en guzel yeri degildir' gibi bir soz soylemisti.anlasilan dunyanin en guzel yerine aday bir yerde yasiyorsun,ne guzel..

kartal

Adsız dedi ki...

Taylan, sadece sunu söylemeye çalışıyorum, hocsm Akiko'nun çok sık söylediği gibi yadaaaaaaaaaaaa
cok imrendim,
sevgiler senemu yori:)

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş.

Benim bir şehirle aramdaki derin bağ içindeki insanlarla ilintili daha çok! Istanbul benim için vazgeçilmez bir şehir mesela. Dünyanın en güzel şehrine de gidebilirim ama hiç bir zaman Istanbul'un yerini tutamaz. Başka yerlere gitmenin en güzel yanı Istanbul'a dönüşüdür bir nevi.

Fakat başka şehirlere gitmek, başka denizlerde, başka nehirlerde yüzmek, başka dağlarda dolaşmak, ve bunları yaparken Sezen dinlemek yine beni ruhen Istanbul'a götürür...

Her daim ordayım yani:)

Ozge

Taylan dedi ki...

Merhaba,

Evet güvenli ve güzel. Hiçbir şikayetim yok.

Ama insan Sezen Aksu dinleyiveriyor işte.

Bir yere tam ait olmak diye birşey var mı acaba? Ben İstanbul'u hep özlerim ama özlediğim sanırım 70'lerin en fazla 80'lerin İstanbul'u. Taksim, Ortaköy, Moda, Bebek'de gezerken şimdiyi değil, geçmişi arıyorum sanki. Yani(hepimizin belki de özlediği) çocukluğumu.

İstanbul'dayken Tokyo'yu, Tokyo'dayken İstanbul'u ve Akdeniz'i ve Krabi'yi ve Singapur'u ve Ho Chi Minh'i ve Viyana'yı ve Borobudur'u özlemek... Ait olmanın neresine koyar beni bilemiyorum.

mete dedi ki...

bunlar dünya nimetleri arkadaşlar aldanmayalim :D:D:D

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Bir yere tam ait olmak diye bir şey yok!

Hatta bir yere ait olmadığın gibi birine de ait olmuyorsun...Ya da olamıyorsun...

Özge

Taylan dedi ki...

Özge,

Haklısın kişiye aitlik yok. Ama yere ait olmak değil de bağlı olmak belki. Sen yazdıktan sonra düşündüm. Aitliği çok dar kapsamlı tanımlarsak, yere bağlılık yok gerçekten. Örneğin sen kendini İstanbul'a ait hisseder misin? Önceden yazdığın İstanbul'la ilgili duyguların aitlik gibi değil mi bir tür?

Les Chemins De La Liberte dedi ki...

Taylan,

Bugün ben ne dediğimi bilemeyebilirim. Yine ara ara gelen kendini eve kapatma ve asosyalleşme durumunu yaşıyorum bu haftasonu fakat felaket durumdayım...

Soruna gelince evet daha önce İstanbul hakkında yazdıklarım aynen dediğin gibi...

Ben İstanbul'a aidim...

Ama Istanbul'dayken de mesela şu an olduğu gibi bazen kendimi çok uzakta hissediyorum...

Başka diyarda olmak, ve orda iç huzuruma kavuşmak istiyorum...

Bu durumda açıkcası tam yani %100 bir aidiyet yok gibi ama aidiyetin kendisi belirgin...Yani ben Istanbul'u seviyorum, hatta bu şehre aşığım ama ruhum kaçak...inkar edemem...Belliki normal değilim...İnsnalardan kaçıyorum...Şehirlerden asla...

Özge