01 Kasım 2009

Yaşlılık alameti mi ne?

Eskiler çocukluklarının, gençliklerinin geçtiği yerleri anarken, oraların bir zamanlar ne kadar yeşil olduğunu, bağlık bahçelik olduğunu hayıflanarak söylerler. Ben de iki gün önce kendimi işte öyle hissettim. Hep önünden geçtiğim evin yıkıldığını biliyordum, ama arsanın o hale geleceğini tahmin etmemiştim.

O köşe biraz özeldi, çünkü oradaki 3 evin bahçesi oldukça ağaçlıktı. Akşam eve dönerken orası hep serin, ferah olurdu. Eve giden diğer yollar içinde en çok o yolu seçerdim. Tam sola dönen köşede bir avokado ağacı vardı. Bir yaz günü tepeden sallanan avokadoları farkettiğimde çok şaşırmıştım, ilk defa bu türü görüyordum.

Bu yaz ağaç geçen yıla göre daha çok meyve verdi. Her sabah altından geçerken meyvelerin olgunlaşıp yere düşeceğini, belki yere düşenleri eve götüreceğimi hayal ettim. Derken ev yıkıldı. Yine o çok katlı apartmanlardan biri yapılacaktı. Avokado ağacının yarısını kestiler, dallarını budadılar. Olsun kökü sağlamdı. Zakkumları kesmişlerdi, ama olsun, onlar yine dikilirdi.

Avokadoyu başka bir yere mi taşıdılar, yoksa kestiler mi, bilmem. Dün baktım, o köşe kel.

6 yorum:

damlaya damlaya dedi ki...

Orson Welles'den "I know what it is to be young" sarkisini, her gecen gun kendimden kucuklere soyleyesim geliyor :)

Meyvelitepe dedi ki...

Böyle durumlarda gerçekten insanın içi sanki bir yakınını kaybetmiş gibi "cız" ediyor, görünce içiniz burkulmuş olmalı.
Demek orada da çok katlılar uğruna canım bahçeler feda ediliyor, yazık...

Taylan dedi ki...

Damlaya damlaya:

20 yıl falan önce pek umursamadığımız şeyleri şimdi umursamak gibi.

Meyvelitepe:

Tokyo vb. büyük şehirlerde yer dar, gelirlerde azalma var. Bir de depreme daha dayanıklı yapma kaygısı.

Gerçekten tam öyle oldu, içim cız etti. Bir kaç ay önce çekirdekten avokado köklendirmeye çalışmıştım ama olmamıştı. Bir yerde okumuştum, başarsam bile ağaç haline gelmesi çok zaman alıyormuş, diye. O köşedekini gördüğümde Japonya ikliminde nasıl o kadar büyüdüğüne hayret etmiştim.

beste dedi ki...

bende uzuldum avakado agacina. Cekirdegini sadece alti suya degecek sekilde bir su bardagina koyun bir haftaya kadar filizleniyor:) Ilk yapraklarini vermeye baslayinca topraga ekersiniz ben istanbul'da buyutmustum bir tane:) Meyve vermedi belki uzun yillar gecmesi gerekliydi bilmiyorum

berna dedi ki...

Sevgili Taylan Bey, sizin için üye olduğum bir sitede avakadoyu araştırdım ve avakado adına açılmış bir forum buldum. Üyeler arada bir konuyu saptırsalar da ileri ki sayfalarda başarıya ulaşanlar var sanıyorum. Umarım muradınıza erersiniz. Bu konuda size yardım edebilmek beni çok sevindirir.

http://www.agaclar.net/forum/showthread.php?t=735&highlight=avakado

Taylan dedi ki...

Berna Hanım,

Çok teşekkürler, gerçekten çok ilginç. Yakın zamanda bakıp denemeye devam etmek isterim.
Çok naziksiniz.