07 Haziran 2008

Japonlarla el sıkışırken göz göze gelmek

Sn. Cumhurbaşkanını'nın Japonya'ya geldiği gün Hürriyet'te
Japonlarla el sıkışırken göz göze gelmeyin uyarısı başlıklı bir yazı gözüme çarptı.

Haberde belirtilen rehberde verilen öğütlerden bazıları doğru ama bazıları değil. Bu rehberi yazan gerçekten Japonlarla iş yapmış mı, yoksa özellikle batıda çok yaygın "Japonlara iş yapma" ile ilgili 20 yıl önce yazılmış kitaplardakileri mi özetlemiş merak ettim doğrusu.

Benim yorumlarım şöyle:

Japon muhataplarla el sıkışırken göz göze gelmekten kaçının: Bu doğru değil. Yalnız genç değil, pek çok orta yaşlı Japon özellille yabancılardan samimi ve kuvvetli bir el sıkma bekler. El sıkışma adetinin aslında olmadığını da belirtmeliyim.

Derin nefes alıyorsa görüşme olumsuz: Bunu ayarlamak ve anlamak da zor.

Yaşa ve ağarmış saça prim verir. Japonlar yaşa ve ağarmış saçlara prim verdiğinden, müzakere heyetinde mutlaka kıdemli bir firma temsilcisi bulundurun: Bu tamamen iş yapılacak sektöre, karşı tarafın şirket kültürüne göre değişir, genelleme yapılamaz. Tam ters etki de yapabilir.

14 yorum:

Adsız dedi ki...

Taylan önemli haberi kaçırmışsın.

"Şu Çılgın Türkler"

Temmuz ayında Japonya'da

Japonca olarak satışa sunulacak.

Sen de biraz reklamını yaparsın artık çevrene bir Türk olarak. :))

TanAkaN...

Taylan dedi ki...

TanAkaN,

Gerçektan kaçırmışım. Sen nerden öğrendin?

Adsız dedi ki...

Burada televizyonlar veriyor haberlerde bir haftadır. Orada Türkçe bilen Japon bir kadın varmış, o çevirmiş.

TanAkaN...

Fulya dedi ki...

Şu da dikkatimi cekti bizim Gazetecilerin anektodlarindan,Gul un esi demiski "Kraliyet ailesi bize olan ilgileri ve agirlamalariyle bizim onemli bir ulke oldugumuzu hissettirdiler.."

Kısmen dogru geldi bu his bana.Cunku Japonlar herkese karsi genelde cok saygilidir ve kibardir.Oraya Papua Yeni Ginenin Cumhurbaskani da gelse durum ayni olurdu bence.
En basitinden Japonyada bir yerde yemek yediginizde bile sizi kendinizi kralice ya da kral gelmis gibi hissettiriler.Hele ustune bahsis vermeye kalkin bakim ne olacak..

O yüzden Cumhurbaşkaninin eşi bu konuda biraz yanilmiş gibi geldi bana,ne dersiniz?..

Ek olarak Cumhurbaskanı ve esinin kraliyet ailesine "inacli muslumanlar" diye tanitilmalarida fazlaca ironikti...

Adsız dedi ki...

Fulya

Bu inanclı-müslümanlar ibaresi nerde geciyor??Bu yazının tamamını okumak isterim.Bu teşbihde bir hata var bana göre...

hazal

Fulya dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
Fulya dedi ki...

Haberin ana baslik olarak gectigi her kanalda bu ibare gecti,cumhurbaskaniyla esinin kraliyet ailesine Japonlar tarafindan "inancli muslumanlar olarak tanitilmasi"...
Bir iki gazetede de vardi yanlis hatirlamiyorsam..

Ben orada degildim o yuzden kulagimla duymadim,bizim basinin yalancisiyim. =)

Fulya dedi ki...

Hazal Hanım,
Ek olarak googla da "Japonya-inacli muslumanlar" olarak bir arama yaptiginizda haberle ilgili olarak size bir suru link cikacaktir.Hatta bununla ilgili elestirileri bile okuyabilirsiniz.Ayrica link vermeye gerek duymadim cunku buyuk gazetelerde de dahil olmak uzere bu konuyla ilgili bir cok yazi bulunabilmekte internette.Bakarsaniz bulacaksiniz.

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
Taylan dedi ki...

TanAkaN,

Son yorumunu yayından alıyorum. İnançsız Müslümanlar için kullandığın sözcük kullanımı hoş çağrışımlar yapmayan bir sözdür. Mesela artık görme engellilere kör demiyoruz. Onun gibi.

Görüşünü bu sözcüğü kullanmadan yinelersen sevinirim.

Taylan dedi ki...

Fulya,

İki nokta:
Önemli bir ülke oldugumuzu hissettirme olayı. Olması gereken de bu değil mi? İki devlet başkanı görüşürken doğal olan, beklenen de budur. Aksi beklenemez. Aşağılık duygumuz mu var ki, onurumuz okşanınca bu kadar seviniyoruz?

Japonlar herşeyin tam ve layıkıyla yapılmasından hoşlanır. Dindarlık da onlar için bir erdem sayılır. Övecek bir konu bulmaya çalışmışlar bence.

Fulya dedi ki...

Bende senin gibi dusunuyorum Taylan.
Asagilik duygumuz bence yok ama o yorum ole bir his uyandirdi bende de...

Japonlarin layikiyla bir isi yapma erdemleri oldugu konusunda da seninle hem fikirim.O yuzden sanirim etrafta bir suru iskolik olmak zorunda kalan Japon var..

mete dedi ki...

siyaset buralara kadar geldi yahu :D

emre dedi ki...

Burada olay inanç olayına filan dönmüş ama,benim merak ettiğim bahşiş verdiğimizde ne oluyor?

4. commentte yazan..

daha mı iyi davranıp dahadamı kral yapıyorlar,yoksa bahşiş vermek kötü bir hareket olarak mı karşilanıyor?